slouching kelimesinin Türkçe anlamı
slouching İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
slouching
US /ˈslaʊ.tʃɪŋ/
UK /ˈslaʊ.tʃɪŋ/
İsim
eğik duruş, gevşek duruş
a way of standing, sitting, or walking with the head and shoulders bent forward
Örnek:
•
His constant slouching was bad for his posture.
Sürekli eğik duruşu duruşu için kötüydü.
•
The doctor advised him to avoid slouching to prevent back pain.
Doktor, sırt ağrısını önlemek için eğik durmaktan kaçınmasını tavsiye etti.
Sıfat
eğik, gevşek
having a drooping or stooping posture
Örnek:
•
He walked with a slouching gait, his shoulders hunched.
Omuzları kambur, eğik bir yürüyüşle yürüdü.
•
The old man had a permanently slouching posture.
Yaşlı adamın kalıcı olarak eğik bir duruşu vardı.
İlgili Kelime: