slp kelimesinin Türkçe anlamı
slp İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
slp
US /slɪp/
UK /slɪp/
Fiil
1.
kaymak, patinaj yapmak
to slide unintentionally on a slippery surface
Örnek:
•
Be careful not to slip on the ice.
Buzda kaymamaya dikkat et.
•
He slipped and fell on the wet floor.
Islak zeminde kaydı ve düştü.
2.
sıyrılmak, kaymak
to go or move in a smooth, easy, or secret way
Örnek:
•
He managed to slip out of the room unnoticed.
Fark edilmeden odadan sıyrılmayı başardı.
•
The letter slipped through the crack under the door.
Mektup kapının altındaki çatlaktan kaydı.
3.
düşmek, gerilemek
to decline or worsen in quality or performance
Örnek:
•
His grades began to slip after he started working part-time.
Yarı zamanlı çalışmaya başladıktan sonra notları düşmeye başladı.
•
The company's profits have been slipping for the past quarter.
Şirketin karları son çeyrekte düşüşte.
İsim
1.
kağıt parçası, fiş
a small piece of paper
Örnek:
•
He wrote a note on a slip of paper.
Bir kağıt parçasına not yazdı.
•
Please fill out this deposit slip.
Lütfen bu para yatırma fişini doldurun.
2.
kayma, hata
an act of sliding unintentionally
Örnek:
•
He took a careful step to avoid a slip.
Kaymayı önlemek için dikkatli bir adım attı.
•
A momentary slip of concentration caused the error.
Anlık bir konsantrasyon hatası hataya neden oldu.