spare kelimesinin Türkçe anlamı

spare İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

spare

US /sper/
UK /speər/
"spare" picture

Sıfat

1.

yedek, fazla

additional to what is required for ordinary use

Örnek:
•
Do you have a spare key?
Yedek anahtarın var mı?
•
We have a spare room for guests.
Misafirler için yedek bir odamız var.
2.

zayıf, ince

thin; lean

Örnek:
•
He was a tall, spare man with a serious expression.
Uzun, zayıf, ciddi ifadeli bir adamdı.
•
Her diet made her look very spare.
Diyeti onu çok zayıf gösterdi.

Fiil

1.

ayırmak, vermek

give (something of which one has enough) to someone; afford to give to someone

Örnek:
•
Can you spare me a few minutes?
Bana birkaç dakika ayırabilir misin?
•
I can't spare any money right now.
Şu an hiç para ayıramam.
2.

bağışlamak, esirgemek

refrain from harming or destroying; leave unharmed

Örnek:
•
The king decided to spare the prisoner's life.
Kral mahkumun hayatını bağışlamaya karar verdi.
•
Please spare me the details.
Lütfen bana detayları anlatma.

İsim

yedek parça, yedek lastik

a spare part, especially a spare wheel or tire

Örnek:
•
Make sure you have a spare in your car.
Arabanızda bir yedek lastik olduğundan emin olun.
•
The mechanic replaced the broken part with a spare.
Tamirci kırık parçayı bir yedek parça ile değiştirdi.