spoiling kelimesinin Türkçe anlamı
spoiling İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
spoiling
US /ˈspɔɪlɪŋ/
UK /ˈspɔɪlɪŋ/
Fiil
1.
bozmak, mahvetmek
to damage or destroy something; to make something less good or enjoyable
Örnek:
•
The rain is spoiling our picnic plans.
Yağmur piknik planlarımızı bozuyor.
•
Don't let one bad experience spoil your whole day.
Tek bir kötü deneyimin tüm gününü mahvetmesine izin verme.
2.
şımartmak
to treat someone very well, especially by giving them everything they want
Örnek:
•
She loves spoiling her grandchildren with toys and sweets.
Torunlarını oyuncak ve tatlılarla şımartmayı sever.
•
My parents always spoiled me rotten.
Ailem beni her zaman çok şımarttı.
3.
bozulmak, çürümek
to become bad or unfit for use, especially food
Örnek:
•
The milk is spoiling because it was left out of the fridge.
Süt buzdolabının dışında bırakıldığı için bozuluyor.
•
These fruits will start spoiling if we don't eat them soon.
Bu meyveleri yakında yemezsek bozulmaya başlayacaklar.