squeal kelimesinin Türkçe anlamı
squeal İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
squeal
US /skwiːl/
UK /skwiːl/
Fiil
1.
çığlık atmak, gıcırdamak, ötmek
to make a long, high-pitched cry or sound
Örnek:
•
The pig began to squeal when it saw the farmer.
Domuz çiftçiyi görünce çığlık atmaya başladı.
•
The tires squealed as the car rounded the corner.
Araba köşeyi dönerken lastikler gıcırdadı.
2.
ele vermek, gammazlamak, ispiyonlamak
to inform on someone to the authorities
Örnek:
•
He threatened to squeal on his accomplices if he got caught.
Yakalanırsa suç ortaklarını ele vereceğini söyledi.
•
The child squealed on his brother for taking the last cookie.
Çocuk, son kurabiyeyi aldığı için kardeşini ele verdi.
İsim
çığlık, gıcırtı, ötme
a long, high-pitched cry or sound
Örnek:
•
We heard a loud squeal from the playground.
Oyun alanından yüksek bir çığlık duyduk.
•
The brakes made a terrible squeal.
Frenler korkunç bir gıcırtı çıkardı.