sub kelimesinin Türkçe anlamı

sub İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

sub

US /sʌb/
UK /sʌb/

İsim

1.

denizaltı

a submarine

Örnek:
•
The navy deployed a new attack sub.
Donanma yeni bir saldırı denizaltısı konuşlandırdı.
•
We saw a documentary about deep-sea exploration subs.
Derin deniz keşif denizaltıları hakkında bir belgesel izledik.
2.

sandviç

a sandwich made in a long roll

Örnek:
•
I'll have a turkey sub for lunch.
Öğle yemeği için bir hindi sandviçi alacağım.
•
They serve great Italian subs at that deli.
O şarküteride harika İtalyan sandviçleri servis ediyorlar.
3.

yedek, vekil

a substitute

Örnek:
•
The teacher called for a sub because she was sick.
Öğretmen hasta olduğu için bir yedek çağırdı.
•
He came on as a second-half sub in the football match.
Futbol maçında ikinci yarıda yedek olarak oyuna girdi.

Fiil

yerine geçmek, değiştirmek

to substitute

Örnek:
•
Can you sub for me in the meeting tomorrow?
Yarınki toplantıda benim yerime geçebilir misin?
•
We had to sub out the injured player.
Sakatlanan oyuncuyu değiştirmek zorunda kaldık.

Önek

alt, aşağı

under; below

Örnek:
•
The word 'submarine' contains the prefix 'sub-'.
'Denizaltı' kelimesi 'alt-' ön ekini içerir.
•
A 'subterranean' passage is one that is below the ground.
'Yeraltı' geçidi, yerin altında olan bir geçittir.