tending kelimesinin Türkçe anlamı

tending İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

tending

US /ˈtɛndɪŋ/
UK /ˈtɛndɪŋ/

Fiil

1.

eğilimli olmak, yönelmek

present participle of 'tend' (to regularly behave in a particular way or have a particular characteristic)

Örnek:
•
He is tending to be late for meetings.
Toplantılara geç kalmaya eğilimli.
•
Prices are tending upwards.
Fiyatlar yukarı yönlü seyrediyor.
2.

bakmak, ilgilenmek, yönetmek

present participle of 'tend' (to care for or look after; to manage)

Örnek:
•
She spent the afternoon tending her garden.
Öğleden sonrayı bahçesiyle ilgilenerek geçirdi.
•
The shepherd was tending his flock.
Çoban sürüsünü gütüyordu.