titter kelimesinin Türkçe anlamı
titter İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
titter
US /ˈtɪt̬.ɚ/
UK /ˈtɪt.ər/
Fiil
kıkırdamak, hafifçe gülmek
to laugh in a nervous, affected, or suppressed manner
Örnek:
•
The students began to titter when the teacher tripped.
Öğretmen tökezleyince öğrenciler kıkırdamaya başladı.
•
She couldn't help but titter at his silly joke.
Onun aptal şakasına kıkırdamaktan kendini alamadı.
İsim
kıkırdama, hafif gülüş
a short, half-suppressed laugh
Örnek:
•
A nervous titter ran through the audience.
Seyirciler arasında gergin bir kıkırdama yayıldı.
•
He heard a faint titter from the back of the room.
Odanın arkasından hafif bir kıkırdama duydu.