torn kelimesinin Türkçe anlamı
torn İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
torn
US /tɔːrn/
UK /tɔːn/
Sıfat
1.
yırtık, parçalanmış
having been pulled or ripped apart
Örnek:
•
My shirt is torn at the elbow.
Gömleğim dirseğinden yırtık.
•
The old book had several torn pages.
Eski kitabın birkaç yırtık sayfası vardı.
2.
kararsız, ikilemde kalmış
unable to make a decision or choose between two options
Örnek:
•
She was torn between staying at home and going to the party.
Evde kalmakla partiye gitmek arasında kalmıştı.
•
He felt torn between his loyalty to his family and his career ambitions.
Ailesine olan sadakati ile kariyer hedefleri arasında kalmıştı.
Geçmiş Zaman Ortacı
yırtık, parçalanmış
past participle of 'tear'
Örnek:
•
The paper was easily torn.
Kağıt kolayca yırtıldı.
•
He had torn his trousers on the fence.
Pantolonunu çitte yırtmıştı.
İlgili Kelime: