understated kelimesinin Türkçe anlamı

understated İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

understated

US /ˌʌn.dɚˈsteɪ.t̬ɪd/
UK /ˌʌn.dəˈsteɪ.tɪd/

Sıfat

1.

abartısız, sade, gösterişsiz

presented or expressed in a subtle and restrained way

Örnek:
•
Her elegance was understated, yet captivating.
Zarafeti abartısız ama büyüleyiciydi.
•
The film's humor was understated, relying on subtle wit rather than slapstick.
Filmin mizahı abartısızdı, slapstick yerine ince zekaya dayanıyordu.
2.

küçümsenen, vurgulanmayan, abartılmamış

not emphasized or exaggerated

Örnek:
•
The importance of good communication cannot be understated.
İyi iletişimin önemi küçümsenemez.
•
His contribution to the project was understated, but crucial.
Projeye katkısı küçümsendi ama çok önemliydi.
İlgili Kelime: