waylay kelimesinin Türkçe anlamı

waylay İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

waylay

US /ˌweɪˈleɪ/
UK /ˌweɪˈleɪ/

Fiil

1.

yolda durdurmak, alıkoymak

to stop someone and talk to them or bother them for a period of time

Örnek:
I was waylaid by a colleague who wanted to discuss a new project.
Yeni bir projeyi tartışmak isteyen bir meslektaşım tarafından yolda durduruldum.
Tourists are often waylaid by street vendors.
Turistler genellikle sokak satıcıları tarafından durdurulur.
2.

pusu kurmak, saldırmak

to lie in wait for and attack someone from a hidden position

Örnek:
The bandits planned to waylay the travelers on the mountain pass.
Haydutlar, dağ geçidinde yolcuları pusuya düşürmeyi planladı.
He was afraid someone might waylay him on his way home.
Eve giderken birinin onu pusuya düşürebileceğinden korkuyordu.