widening kelimesinin Türkçe anlamı
widening İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
widening
US /ˈwaɪd.nɪŋ/
UK /ˈwaɪd.nɪŋ/
Fiil
genişletmek, genişlemek
to make or become wider
Örnek:
•
The road is currently widening to accommodate more traffic.
Yol, daha fazla trafiği karşılamak için şu anda genişliyor.
•
Her eyes widened in surprise.
Gözleri şaşkınlıkla büyüdü.
Sıfat
genişleyen, genişlemekte olan
becoming wider; increasing in width
Örnek:
•
The gap between rich and poor is constantly widening.
Zengin ve fakir arasındaki uçurum sürekli genişliyor.
•
We observed a widening crack in the wall.
Duvarda genişleyen bir çatlak gözlemledik.
İlgili Kelime: