con kelimesinin Türkçe anlamı

con İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

con

US /kɑːn/
UK /kɒn/
"con" picture

Fiil

ikna etmek, kandırmak

persuade (someone) to do or believe something by lying to them

Örnek:
•
He tried to con me into buying a fake watch.
Beni sahte bir saat almaya ikna etmeye çalıştı.
•
Don't let him con you with his smooth talk.
Onun tatlı sözlerine kanma.

İsim

1.

dolandırıcılık, hile

an act of deceiving or tricking someone

Örnek:
•
It was all a big con to get money from him.
Ondan para almak için büyük bir dolandırıcılıktı.
•
The whole scheme was a clever con.
Tüm plan zekice bir dolandırıcılıktı.
2.

eksiler, dezavantajlar

a disadvantage or argument against something

Örnek:
•
We need to weigh the pros and cons before making a decision.
Karar vermeden önce artıları ve eksileri tartmalıyız.
•
One of the biggest cons of this plan is the high cost.
Bu planın en büyük dezavantajlarından biri yüksek maliyettir.
Zıt Anlamlı:
3.

mahkum, hükümlü

a convicted criminal, especially one serving a prison sentence

Örnek:
•
The escaped con was apprehended by the police.
Kaçan mahkum polis tarafından yakalandı.
•
He's an ex-con trying to turn his life around.
Hayatını düzeltmeye çalışan eski bir mahkum.