cons kelimesinin Türkçe anlamı
cons İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
cons
US /kɑnz/
UK /kɒnz/
Çoğul İsim
eksiler, dezavantajlar
the disadvantages or negative aspects of something
Örnek:
•
We need to weigh the pros and cons before making a decision.
Karar vermeden önce artıları ve eksileri tartmalıyız.
•
One of the biggest cons of living in the city is the high cost of living.
Şehirde yaşamanın en büyük dezavantajlarından biri yüksek yaşam maliyetidir.
İsim
1.
mahkum, hükümlü
a convicted criminal, especially one serving a prison sentence
Örnek:
•
The old con was released from prison after serving twenty years.
Yaşlı mahkum yirmi yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı.
•
He's a former con trying to turn his life around.
Hayatını düzeltmeye çalışan eski bir mahkum.
2.
dolandırıcılık, hile
a trick, especially one that involves deceiving someone
Örnek:
•
It was all a big con to get his money.
Parasını almak için büyük bir dolandırıcılıktı.
•
He tried to pull a fast con on the unsuspecting tourists.
Şüphelenmeyen turistlere hızlı bir dolandırıcılık yapmaya çalıştı.
Fiil
dolandırmak, kandırmak
to trick or swindle (someone)
Örnek:
•
He tried to con me out of my money.
Beni dolandırmaya çalıştı.
•
Don't let him con you into buying that car.
Onun seni o arabayı almaya ikna etmesine izin verme.
İlgili Kelime: